Çocuklarda Kızgınlıkla Baş Etme 16 Aralık 2019

İnsanlar büyüdükçe sürekli başarmak zorunda oldukları ve gelişmelerine yardımcı olan yeni görevlerle karşılaşırlar. Bu görevler bazen çocuklarda kızgınlık yaratabilir. Pek çok durumda, çocukların başarısı kızgınlığa tahammül etmelerine ya da kızgınlıkla başa çıkma becerilerine bağlıdır. Çocuklara düşüncelerinin ve duygularının sorumluluğunu alarak kızgınlıkla nasıl başa çıkacaklarını öğretmek sadece belirli görevleri tamamlamalarına değil, aynı zamanda yaşam boyu başarılı olmalarına yardımcı olur.

Kızgınlık üçgeni, çocukların kızgınlığa katlanmak ve kızgınlığı yönetmek için ihtiyaç duydukları içsel farkındalığı ve kontrolü geliştirmelerine yardımcı olan üç adımdan oluşan bir süreçtir. Her bir adım kendi içinde önemli olmakla birlikte duygularla başa çıkma konusunda hassas ancak güçlü bir araç oluşturmaktadır. Kızgınlık üçgeni en çok, öğrenirken ve uygularken yetişkinler ve çocuklar birlikte olduğunda başarılı olmaktadır.

Ne yazık ki yetişkinler bazen kızgınlığı kişisel algılayıp ebeveynlik becerilerine karşı bir aşağılama olarak görmektedir. Şunu aklımızda tutmalıyız ki kızmak, tüm insanların deneyimleyebileceği ve doğal olarak ortaya çıkan bir duygudur. Kızan çocuğa anlayışla ve şefkatle yaklaşın. Anlayış ve şefkati modellemek, çocuklara kızgın hissettiklerinde kendilerine nasıl davranacakları konusunda da yardımcı olacaktır.

Kızgınlık üçgeni;

• öz güvenin oluşturulması,

• huzurlu ve rahat hissetme,

• beyinde savaş ya da kaç tepkisi olasılığının azalması,

• ileride ortaya çıkabilecek kızgınlık ve diğer zorlayıcı duygularla başarılı bir şekilde başa çıkma,

• ilişkileri geliştirme gibi konularda oldukça etkilidir.

Kızgınlık Üçgeni, duyguları bastırmak anlamına gelmez. Çocukların, kızgınlığın doğal bir duygu olduğunu ve duyguların iyi ya da kötü olarak tanımlanmadığını anlamalarına yardımcı olur. Önemli olan, çocukların duygularıyla ne yaptıklarıdır. Temel fikir şudur; çocuklar duyguları hissedebilir, tanımlayabilir ve sağlıklı bir biçimde bu duygularla baş edebilir. Eğer çocuklar sürekli ya da yoğun olarak kızgınlık hissediyorlarsa profesyonel yardım alınmalıdır.

Bu yöntem için çocuğunuz ile birlikte bir kızgınlık üçgeni oluşturun. Bir sayfaya bir üçgen çizin. Üçgenin en tepesine de İsimlendir, sol tarafına Yatıştır ve sağ tarafına Düşünce Şeklini Değiştir yazın. İsimlendir adımında, çocuktan neye kızdığını söylemesini, Yatıştır adımında, derin bir nefes alma ve benzeri sakinleşme yöntemlerini uygulamasını ve Düşünce Şeklini Değiştir adımında ise olumsuz düşüncelerini olumlu olanlar ile değiştirmeyi denemesini isteyin. Pek çok çocuk tekrar ederek bir adımdan diğerine kolaylıkla geçiş yapacaktır.

1. İsimlendir

Bu adımda, çocuklar neyin kızgınlığa sebep olduğu konusunda farkındalık yaşarlar. Bu çok basit ve açık görünse de kızgınlığın kaynağını isimlendirmek insanın duygusal durumuna ilişkin farkındalığını arttırır. Bu artan farkındalık insanları duygularıyla başa çıkmak konusunda daha güçlü bir duruma getirir. Pek çok çocuk doğru rehberlik ve tekrarla duygularını doğru bir biçimde ifade edebilir.

2. Yatıştır

Rahatlama becerileri, çocukların otomatik düşüncelerinden çıkarak anda kalmalarına ve kızgınlığın zihinden uzaklaşmasına yardımcı olur. Bu beceriler yavaş derin nefes alma, 10’a kadar sayma, ileri düzey rahatlama teknikleri, doğada zaman geçirme, dua etme, meditasyon, müzik dinleme, oyun oynama ve farkındalık çalışmaları (duyulara odaklanma) şeklinde sıralanabilir.

3. Düşünce Şeklini Değiştir

Öncelikle çocuklara yaşanan durumlarla ilgili farklı düşünebilmek konusunda spesifik olmayı öğretin. Örneğin: “Uçurtmam bir türlü uçmuyor ama kumsal harika. Dalgalarda oynamak çok eğlenceli!” Çocuklar daha yeterli hâle geldikçe kızgınlığa farklı bakış açıları geliştirmeyi ve durumları “Her şey yolunda.” ya da “Bu da geçecek.” diyerek daha basit şekilde ifade etmeyi öğrenirler.

Diğer Öneriler

• Çocuklara kızgınlık üçgenini ihtiyaçları olmadan önce, duyguları çok yoğun değilken öğretin ki ne beklemeleri gerektiğini bilsinler. Kızgınlıkla başa çıkabilecekleri konusunda onlara inandığınızı hissettirin.

• Çocukları; kızgınlıklarını isimlendirme, kızgınlıklarını yatıştırma ve kızgınlıkları ile ilgili farklı düşünceler geliştirmeleri konusunda cesaretlendirin. Temel prensipleri izledikleri sürece gülüp eğlenmelerine ve hayal güçlerini kullanmalarına izin verin.

• Bu kızgınlık üçgenini kendiniz için de kullanın. Ne kadar işe yaradığına şaşıracaksınız!

• Çocukları kendilerini çok zorlamamaları konusunda destekleyin. Herkes kızgın hissedebilir.

Çocuklarınızın başına gelenleri değiştiremezsiniz ancak kızgınlıkla başa çıkma konusunda onları, öfkeli çocuğa yaklaşım konusunda ise kendinizi daha donanımlı hâle getirebilirsiniz. Pozitif rehberlik ve kızgınlık üçgeni gibi araçlar, çocukların kızgınlığa verecekleri tepkilerin biçimini değiştirebilir; duygusal olarak kısıtlanmış hissetmek yerine açık bir şekilde düşünüp becerikli bir şekilde davranabilirler.


  • Bu yazı, Nobel Çocuk Yayınevi tarafından yayımlanan Zach Kızgın Hissediyor isimli çocuk kitabından derlenmiştir. 

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz