ÇOCUKLARDA SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 30 Temmuz 2021

Bu yazımızda çocuklarda sosyal ve duygusal gelişimi etkileyen faktörlerden bahsettik. Yazımız “Çocuk Gelişimi 1-2” isimli kitabımızdan derlenmiştir.

Çocuk doğduğundan itibaren insanlarla ve duygularla iç içe olduğu için sosyal duygusal gelişimi etkileyen pek çok unsur sözkonusudur. Çevrenin yanı sıra çocuğun benlik saygısı, stres kontrol becerileri, özdenetim becerileri, psikolojik sağlamlığı gibi kişisel özellikleri büyük bir fark yaratabilmektedir (Demircioğlu, 2016). Çocukların erken çocukluk döneminde sosyal duygusal becerilerini etkileyen çok sayıda faktörlerden en önemlileri aşağıda gösterilmiştir.

  • Mizaç

  • Bağlanma Kalitesi

  • Ebeveyn Tutumları

  • Ebeveynlerin Sosyal Ortamları

  • Arkadaşlık İlişkileri

  • Oyun Gelişimi

Çocuğun kişiliğinin genetik eğilimlerini tanımlayan mizaç sosyal duygusal gelişimi etkilemektedir. Yapılan araştırmalar zor çocuk kategorisine dahil edilen çocukların ilk ve orta çocuklukta kaygılı, içe kapanık ve saldırganca davranışlar sergilemeye daha meyilli olduğunu göstermektedir (Ramos ve ark., 2005).

Aynı zamanda ebeveyn-bebek bağlanmasının kalitesi de çocuğun ileriki yaşamında özellikle sosyal davranışlarını etkileyebilmektedir. Güvenli bağlanan çocuklar okulda yaşıtlarıyla ilişkilerinde anlaşmazlıkları zorbalık uygulamadan çözmede daha başarılıdırlar. Sosyal olarak yeterlikleri yüksektir. Güvensiz bağlanan çocukların ise akranlarıyla bir arada bulundukları ortamlarda daha çok uyum sorunu yaşadıkları gözlenmektedir (Kasten, 2017). Bu nedenle bağlanma kalitesini etkileyen faktörlerin dolaylı olarak çocuğun hem sosyal gelişimini hem de duygusal gelişimini etkilemesi beklendik bir durumdur. Bu açıdan baktığımızda bağlanmayı etkileyen faktörleri bilmek de son derece önemlidir. İlk aylarda çocuğuna hızlı ve şefkat ile tepki veren ebeveynlerin çocuklarının güvenli bağlanma ihtimalleri yüksektir. Fakat ebeveyn çocuk ile iletişime girerken sıcaklık, şefkat unsurları bulunmasına rağmen duygusal iletişimin yetersiz olması kaygılı-kararsız bağlanmaya neden olabilmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin bakım verirken sergilediği tavır çok önemlidir (Kasten, 2017).

Rauh’an(2002) göre çocukların hassas davranan ebeveynlerin çocukları ilerleyen yıllarda da olumlu sosyal davranışlar göstermektedir (Akt. Kasten, 2017). Özellikle çocuğun sosyalleşmesinde ailenin rolü büyüktür. Ebeveynlerin çocuğa hazır olma durumu, gebeliğin planlı olma durumu çocuğun sosyalleşmesini etkilemektedir. Aynı zamanda ailenin çocuk yetiştirme tutumları da çok etkilidir. Ebeveynin yumuşak, ihmalkar, baskıcı ya da koruyucu tutuma sahip olması çocuğun sosyal davranışlarını etkileyebilmektedir (Yavuzer, 2007; Fazlıoğlu, 2009).

Olumsuz ebeveynlik stilleri çocukların sosyal duygusal gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Otoriter ebeveynlik stili benimsemiş ailelerin çocuklarının duygusal olarak kaygılı, mutsuz, huzursuz, düşük özgüvenli oldukları görülmüştür. İletişim becerilerinin iyi olması nedeniyle sosyal ilişkilerinde de genellikle çekingen, pasif oldukları ve saldırganlık gösterdikleri saptanmıştır. Otoriter ebeveynlik stili sonucunda çocukların sosyal becerileri yetersizdir ve sosyal ortamlarda davranış problemleri sergilemektedirler (Santrock, 2012). Aşırı hoşgörülü ebeveynlik stilini sergileyen ailelerde yetişen çocuklar davranışlarını yönetmeyi öğrenmekte zorlanırlar. Yaşamın ilerleyen yıllarında da istediklerini, ebeveynin uyguladıkları yollarla elde etmeye çalışmaya devam etmektedirler. Bu çocuklar kendi isteklerini öncelemeye meyillidir, paylaşma ve işbirliğine yatkın değillerdir (Özgüven, 2010; Santrock, 2012). İlgisiz-ihmalkar ebeveynlik stili ile yetişen çocuklar ise sosyal olarak yetersizdirler aynı zamanda öz ebeveynlik stili ile büyüyen çocuklar ise genellikle kendine güvenen, özgüveni yüksek, arkadaş canlısı, duygusal açıdan dengeli, kendi kendi yetebilen çocuklar olmaktadırlar (Santrock, 2012).

Ebeveynlerin sosyal ortamları, girişkenlikleri de çocukların sosyal duygusal gelişimi etkilemektedir. Örneğin ebeveynleri sık sık sosyal ortamlara giren çocuklar hem yetişkinlerle hem de diğer çocuklarla aynı ortamda bulunabilmektedirler. Bu da diğerleri ile etkileşime girme ihtimalini artırmaktadır. Ebeveynlerin sosyalliği çocukları etkilemektedir.

Öte yandan arkadaşlık ilişkilerinin önem kazanmaya başlamasıyla çocuklar diğer çocukların da etkisiyle, sorumluluk alma, saygı gösterme, paylaşma gibi kavramları tanıyarak toplumsal yaşama uyum sağlamaya başlamaktadırlar. Bu davranışlarda başarılı olan çocuklar daha sosyal ve dışa dönük olarak algılanırken “sevilen” çocuk olabilmektedirler. Fakat bunlarda başarılı olamayan çocukların arkadaşlık kurması zorlaşabilmektedir. Arkadaşlık kurma da başarısız olan çocuklar içe kapanık ve saldırgan davranışlara meyilli çocuklar olabilmektedir (Güngör, 2004; Baran, 2011).

Okul öncesi dönemde çocukların yaşıtları ile ilişkilerine bakıldığında en önemli kavramlardan birinin sosyal konum olduğu görülmektedir. Fiziksel özellikleri, sosyal davranışlar sergileme becerileri, sosyal problem çözme becerileri, saldırganlık gösterme durumları, iletişim becerileri çocukların sosyal konumlarını etkilemektedir.

Kosir ve Pecjak (2005) ile Rodkin ve Hodges’e (2003)’e göre sosyometri sonuçları doğrultusunda çocuklar sosyal konum açısından beş gruba ayrılmaktadır:

  1. Popüler çocuklar, yüksek düzeyde sosyal tercihe sahip, pek çok kişi tarafından sevilen, sosyal etkileri üst düzeyde olan çocuklardır.

  2. Reddedilen çocuklar, pek çok çocuk tarafından sevilmeyen ve düşük sosyal tercihe sahip çocuklardır.

  3. Tartışmalı çocuklar, hem sevilen hem sevilmeyen, yüksek düzeyde sosyal etkiye sahip çocuklardır.

  4. Dışlanan çocuklar, çok az sevilen ya da sevilmeyen çocuklar olup düşük sosyal etkiye sahiptirler.

  5. Ortalama çocuklar, sevilme ve sevilmeme değerleri arasında ortalama puanları almış çocuklardır (Akt. Gülay, 2009).

Okul öncesi dönemde akran ilişkilerini bireysel özellikler, çocukların karşılıklı etkileşimleri, yaşıtlarının desteği, çocuklar arasındaki güç dengesi de şekillendirmektedir (Song, 2006). Akran gruplarına dahil olabilen çocukların özgüvenleri artmaktadır. Bu nedenle bir gruba dahil olan çocukların sosyal duygusal gelişimleri olumlu etkilenmektedir (Ahmetoğlu, 2009).

 

Çocuk Gelişimi 1-2 (1. Basım/ Aralık 2019) - Nobel Akademik Yayıncılık

Ed: Doç.Dr. Özlem Gözün Kahraman & Doç. Dr. Serpil Pekdoğan

ISBN: 978-605-033-136-3

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz