DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI 30 Temmuz 2021

Bu yazımızda dil ve konuşma bozukluklarından ve bozukluklara neden olabilecek faktörlerden bahsettik. Yazımız “Çocuk Gelişimi 1-2” isimli kitabımızdan derlenmiştir.

Dünyanın bir çok ülkesinde yapılan çalışmalar, okul öncesi ve okul çağındaki çocukların neredeyse %10’undan fazlasının dil ve konuşma bozukluğuna sahip olduğunu ortaya koymuştur. Başkalarının ne dediğini anlamada zorluk çekme (alıcı değil) veya düşüncelerini paylaşmada zorluk (ifade dili) yaşama bir dil bozukluğudur. Eğer çocuk konuşma seslerini doğru veya akıcı bir şekilde üretmekte zorluk yaşıyorsa o zaman bu bir konuşma bozukluğudur. Bozukluklar tek tek görülebileceği gibi ikisi bir arada da görülebilir (www.dilcom.anadolu.edu.tr).

Dil Bozuklukları

Çocuklarda dildeki sesleri oluşturma, algılama ve/veya kullanmada zorluk yaşama (bazı sesleri geç öğrenme, hatalı kullanma ya da hiç kullanamama) gibi fonolojik bozukluklar; dildeki özellikle bağımlı biçim birimleri yani takıları öğrenmekte, kullanmakta ve anlamakta zorluk çekme, cümledeki sözcükleri doğru sıraya koyma gibi biçim bilgisel ve söz dizimsel bozukluklar; konuşurken sözcük hataları yapma veya sözcük bulma/ hatırlama zorlukları yaşama, sözcük dağarcığının kısıtlı olması gibi anlam bilimsel bozukluklar ve dili sosyal amaca uygun olarak kullanamama gibi kullanım bozuklukları ortaya çıkabilir (Ege, 2006).

Konuşma Bozuklukları

Konuşurken sesleri doğru veya akıcı bir şekilde üretmekte zorluk yaşanmasına neden olan artikülasyon bozuklukları, ses bozuklukları ve akıcılık bozuklukları olmak üzere üçe ayrılır.

  1. Artikülasyon Bozuklukları: Artikülasyon bozuklukları, konuşma organlarının yapı ve hareketlerinin kısıtlanması (dudak büzme, dilini, çenesini hareket ettirememe gibi) ve konuşma organlarının eşgüdümlü çalışamaması nedeniyle dildeki seslerin üretiminin, doğruluğunun hızının etkilenmesidir. Yarık damak/ yarık dudakla dünyaya gelen çocuklarda, serebral palsili nörolojik bozuklukları olan çocuklarda artikülasyon bozuklukları görülmektedir.

  2. Ses Bozuklukları: Ses tellerinde nodüller, polipler, tahrişler, larinks kaslarındaki hareketin etkilendiği rahatsızlıklar nedeniyle sesin gücünde ve kalitesinde sorunlar yaşanmasıdır.

  3. Akıcılık Bozuklukları: Konuşmanın akıcılığının bozulmasıdır. En yaygın örnek kekemeliktir.

Kekemelik; seslerin, hecelerin ya da sözcüklerin sık olarak yinelenmesi, uzatılması veya konuşmanın ritmik akışını bozan; sık, alışılmadık duraksama ya da aralıkların yaşandığı bir konuşma bozukluğudur. Konuşurken irkilme, aynı sözcüğü tekrarlama, sözcükleri aşırı bir fiziksel gerginlikle söyleme en sık gözlenen özelliklerden bazılarıdır. Heyecan, sıkıntı, korku, sinirlilik gibi olumsuz duygular kekemeliğe eşlik edebilir. 2-6 yaş arasında ortaya çıkan kekemeliğin erkeklerde görülme sıklığı daha fazladır. Kekemelik organik veya çevresel faktörlere bağlı ortaya çıkabileceği gibi öğrenilmiş bir davranış da olabilir. Erken çocukluk döneminde çocukların sözcük tekrarları, sözcükleri uzatmaları ve duraksaması ile kekemelik birbirine karıştırılmamalıdır. Bu davranışlar normalin dışında bir özellik gösteriyorsa çocuğun dil ve sosyal gelişimini olumsuz etkiliyorsa kekemelik tanısı konulabilir (Cenkseve, 2000; Ege, 2006; NIDCD, 2014; Aydoğan, 2015).

Dil ve Konuşma Bozukluğuna Neden Olan Faktörler

  • Doğum Öncesi Nedenler: Genetik, doğum öncesi ortaya çıkabilecek en önemli risk faktörüdür. Aileden (anne, baba, kardeş) birinde ya da birkaçında dil bozukluğu varsa çocuğun diğer çocuklara oranla daha fazla risk taşıdığı yapılan çalışmalarla ortaya koyulmuştur. Kromozom anomalileri nedeniyle ortaya çıkan Down Sendromu, Edwards sendromu, Turner sendromu, Fragil X sendromunda dil ve konuşma bozuklukları sık görülmektedir. Annenin ilaç kullanımı, geçirdiği enfeksiyonlar, bebeğin oksijensiz kalması, bebeğin anne karnında geçirdiği enfeksiyonlar, çoğul gebelikler, plasentanın ayrılması, çevrenin hijyeni ve radyasyon ise genetik olmayan faktörler arasında yer almaktadır.

  • Doğum Sırasındaki Nedenler: Doğum sırasında oluşabilecek komplikasyonlar bebeğin gelişimini etkileyerek dil ve konuşma bozukluklarına neden olabilir. Bebeğin doğum sırasında oksijensiz kalması nedeniyle bebeğin beyninde ilk etkilenen merkezlerden biri konuşma merkezidir. Bu duruma serebral palsi örnek verilebilir.

  • Doğum Sonrası Nedenler: Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, çocuğun geçirdiği hastalıklar (kızamık, kabakulak, tüberküloz), geçirdiği rahatsızlıklar (havale), yaşadığı travmalar (sallanan bebek sendromu, kaza veya düşme sonucu travmalar) nedeniyle çocuklar sözel dili anlamak ve kendisini sözel olarak ifade etmek konusunda problemler yaşayabilirler. Doğum öncesi ya da sonrası nedenlerle ortaya çıkan işitme kaybı; bilişsel, nörolojik veya gelişimsel bozukluklar (hidrosefali, otizm ve yaygın gelişimsel bozukluk) dil ve konuşma bozuklukları nedenleri arasında sayılabilir. Medikal faktörlerin dışında çevresel ve sosyal faktörler de dile konuşma gelişimini etkiler. Çocuğun bulunduğu ortamda çevre uyaran yoksunluğu yaşaması, anne-çocuk ilişkisinin sınırı ya da sorunlu olması, çocuğun ağır ihmale uğraması, şiddete ve tacize maruz kalması önemli risk faktörleridir.

Dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklar için aileleri ve eğitimcilerin kullanabileceği bazı öğretim stratejileri aşağıda verilmiştir:

  1. Nesne, eylem ve olayların ismi söylemek: Yetersiz sözcük dağarcığına sahip çocuklar ya da eylemleri tek sözcükle ifade eden çocuklar için nesnenin, eylemin ya da olayın adını söylemek, sözcüğü cümle içinde kullanmak etkili bir strateji olabilir. Örneğin, “Bu araba.“ “Kitapları üst üste koydum.“, “Yemek yapıyorum.“, “Bebek uyuyor.“ gibi.

  2. Genişletme ve açıklama yapmak: Yetişkin bu stratejide çocuğun söylediği bir ya da iki sözcüğü genişleterek tekrar eder. Örneğin; çocuk top dediğinde “evet, büyük kırmızı bir top.“ der. Açıklama yapma stratejisinde ise yetişkin sadece sözcüğü tekrarlamakla kalmaz, sözcüğü konuşma ögeleri ekleyerek geliştirir. Örneğin; “Evet o bir top. Topu sepete at.“ gibi.

  3. Doğal konuşmalar yapmak: Psiko dilbilimciler doğrudan sözcük öğretiminin yanı sıra çocukla doğal konuşmalar yapmanın dil gelişimi için oldukça etkili olduğunu savunmaktadırlar. Günlük rutinler ve oyunlarda tekrarlayan sözcük ve cümleler çocukların konuşmanın akıcılığını fark etmesinde, sözcük ve cümleleri tekrar etmesinde etkili olabilir (Akt. Trawick-Swith, 2013).

 

Çocuk Gelişimi 1-2 (1. Basım/ Aralık 2019) - Nobel Akademik Yayıncılık

Ed: Doç.Dr. Özlem Gözün Kahraman & Doç. Dr. Serpil Pekdoğan

ISBN: 978-605-033-136-3

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz