KARŞIT OLMA – KARŞI GELME BOZUKLUĞU 09 Temmuz 2021

Bu yazımızda Karşıt Olma - Karşı Gelme Bozukluğunı inceledik. Yazımız "Klinik Psikolojide Bebek, Çocuk ve Ergen Vakalarda İlk Görüşmeler" isimli kitabımızdan derlenmiştir.

   Yıkıcı Bozukluklar, Dürtü Denetimi ve Davranım Bozuklukları sınıflaması altında yer alan Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu, tekrarlayıcı biçimde en az altı ay süreyle devam eden olumsuz, kurallara uymayan ve karşı gelen düşmanca, bağırma-çağırma, tepinme gibi davranışlarla karakterize fakat fiziksel şiddet içermeyen bozukluktur. Bu çocuklar genellikle ebeveynleri tarafından günlük yaşamda “Hiç söz dinlemiyor, ne söylersek söyleyelim ilk cevabı hep ‘hayır’ olur” şeklinde ifadelerle tanımlanmaktadır (Ercan, 2008).
  Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu’nun karakteristik özellikleri olumsuz tutum, sık sık ebeveynlere ve öğretmene karşı gelişimsel seviyeye uygun olmayan karşıt gelme ve muhalif olmalıdır. Özellikle evde ve okulda kurallara karşı negativist ve reddedici tutum egemendir. Fiziksel saldırganlıktan çok ısrarlı biçimde sınırları zorlama ve sözel saldırganlık görülür. Sıklıkla 8 yaşından önce ortaya çıkan bozukluk yavaş ilerlemekte ve özellikle okul döneminde ve ilerleyen yıllarda davranım bozuklukları ile kendini gösterebilmektedir. Yaygınlık oranı %2 ile 16 arasında olan bozukluk ergenlik döneminden önce erkeklerde daha çok görülmekte; ergenlik sonrasında ise her iki cinsiyette eşit oranda görülmektedir (Kramer, Bernstein, Pharez, 2014).
  Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu’nun değerlendirilmesinde ve sağaltımında çocuğun aile içi ilişkileri, ebeveynlerin tutumları, okulda öğretmenleriyle ve diğer arkadaşları ile olan etkileşimleri de göz önüne alınmalıdır. Çocuğun negativist ya da reddedici olarak tanımlanan davranışlarının hangi durumlarda, kiminle iletişim halindeyken, ne zaman ve hangi sıklıkla ortaya çıktığı, davranışlarını tetikleyici faktörlerin olup olmadığı da görüşme sırasında sorgulanmalıdır.
Özellikle aile birlik ve beraberliğinin zayıf olduğu, çocukla çok fazla ilgilenilmeyen, aile içi anlaşmazlıkların ve tartışmaların sık yaşandığı, ebeveyn tutumlarında tutarsızlık olan durumlarla sıklıkla ilişkilidir (Ercan, 2008). Sağaltımda da yanlış ebeveyn tutumlarını hedef olan aile içi etkili iletişim becerileri pekiştiren, aileyi çocuğun olumsuz davranışlarındansa olumlu davranışlarına yönlendiren psikososyal yaklaşım ve ebeveyn eğitim programları öncelik taşımaktadır.

Klinik Psikolojide Bebek, Çocuk ve Ergen Vakalarda İlk Görüşmeler

Ed: Füsun Aygölü & Dr. Melis Seray Özden Yıldırım

ISBN: 978-605-320-159-5

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz