KEKEMELİK 03 Ağustos 2021

Bu yazımızda çocuklarda görülen kekemelik problemine ve bu durumlarda ebeveynlerin yapması gerekenlere değindik. Yazımız “Çocuk Gelişimi ve Ruh Sağlığı” isimli kitabımızdan alınmıştır.

Konuşmanın akıcılığında ya da ritminde bozukluk olması ile seyreden bir konuşma bozukluğudur. Konuşmanın akıcılığındaki bozukluk, ses, hece ya da sözcüklerin tekrarı, uzatılması sözcüklerin parçalanması, konuşmada blok ya da ara verme, duraksamalar ve patlamalar ile kendini gösterir. Ağır vakalarda bu belirtilerin yanında, el, ayak ve başta tiki andıran vücut hareketleri de görülebilir.
Kekemelik %50 oranında üç-dört yaşlarında başlamaktadır. Fakat, kekemeliğin yerleşme yaşı daha ziyade beş-altı dır. Altı yaşından sonra azalma gösterir. Puberte döneminde ortaya çıkacak kekemeliklerin organik bir sebebi olabilecekleri ya da daha önceden ortaya çıkmış bir kekemeliğin geri dönüşü olabileceği ileri sürülmektedir.
Kekemeliğin oluş nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak, bastırılmış istek, çatışma ya da korku gibi etkenlerin neden olduğu psikolojik problemler kekemeliğe zemin hazırlayabilmektedir.
Ailesel genetik bir yatkınlık kekemelik oluşumunu etkilemektedir.
Çocuklara küçük yaşlarda düzen, temizlik, terbiye gibi konularda aşırı disiplin uygulayan ve beklentileri yüksek olan ailelerin çocuklarında kekemelik görülebilmektedir.
Kekemeliğin başlamasında ani korku ve korkutmalar da büyük rol oynamaktadır.
Yukarıda sayılan aile tutumları ve korkular konuşma bozukluğuna biyolojik ve genetik yatkınlığı olan çocuklarda kekemeliği başlatmaktadır.
İki-üç buçuk yaşlarında başlayan kekemelikler genellikle geçici olmaktadır. Bu yaşlarda düşünce hızı, konuşma hızını geçtiği için çocuğun konuşmaları düşüncelerini ifade etmeye yetmemektedir. Bu yüzden konuşma bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Erken yaşta başlayan bu geçici kekemelik durumlarında; konunun üzerinde durulmamalı, çocuğun kendi konuşmasına dikkat etmesine yol açmamalıdır ve düzgün konuşması için çocuğa baskı yapılmamalıdır. Kelimeleri tekrarlatmak, baskı, tahammülsüzlük göstermek, yanında sorunu konuşmak, yararsız ve zararlıdır.
Geçici kekemelik durumlarının dışında da çocuk düzgün konuşması için zorlanmamalıdır. Konuşurken sabırla dinlenmeli, konuşması kesilmemeli ve tamamlanmamalıdır. Aile aşırı titiz, kuralcı, denetimci, düzenli tutumunu gevşetmelidir. Çocuğa yetersizlik duygularına yol açacak davranışlardan (aşağılama, alay etme, utandırma, cezalandırma) kaçınılmalı ve çocuğun benlik saygısı korunmalıdır. Dikkatleri kekemeliğin üzerine çekilmemelidir. Çocuğun olumlu özelliklerini ortaya çıkarıp ilgisi bu alanlara yöneltilmelidir.
Kekemelerin yaklaşık %80’inde düzelme gözlenir ve bunun yaklaşık %30-50’si kendiliğinden geçmektedir. Genel olarak 16 yaş öncesinde düzelme olur. Kekemelik durumlarında bir uzmana başvurulmalıdır. Bir uzman tarafından nefes egzersizleri, gevşeme, rahatlama teknikleri, konuşma terapileri gibi uygulanabilir. Sekiz-dokuz yaşından küçükler de oyun yoluyla terapi yapılır. Doktor tavsiyesi ile ilaç kullanılabilir.

Çocuk Gelişimi ve Ruh Sağlığı (4. Basım / Ocak 2020) - Nobel Akademik Yayıncılık
Ed: Prof. Dr. Fatma Gül Cirhinlioğlu
ISBN: 978-605-320-062-8

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz