ÖĞRETMENİN DAVRANIŞ VE TUTUMUNA GÖRE SINIF YÖNETİMİ 28 Temmuz 2021

Bu yazımızda sınıf yönetiminde öğretmenlerin gösterdiği davranış ve tutumlara değindik. Yazımız “Sınıf Yönetimi” isimli kitabımızdan derlenmiştir.

Eğitim ortamında, özellikle de sınıfta, öğretmen ve öğrenci, nispeten dış dünyanın etkilerinden soyutlanmış (ama tam soyutlanma hiçbir zaman olamaz) bir şekilde programın öngördüğü etkinlikler içinde bulunurlar. Yapılan faaliyetlerin öğrenmeyle sonuçlabilmesi için, öğretmenin karşılıklı etkileşim içine sınıfı yönetmesi gerekir. Sınıf yönetiminde öğretmen birinci derecede yasal pedagojik bakımdan sorumlu ve yetkilidir. Ancak öğretmen dışındaki değişkenleri gözardı etmek gerekir. Öğretmenin mesleki ve yönetsel beceri ve deneyimleri, tutumu, yönetim anlayış, mesleği benimseyip benimsememesi gibi şeylerde etkili olur. Öğretmen hangi tutumda ise öğrenciler olumlu ya da olumsuz şekilde ondan etkilenir.

Öğretmenler, tutum ve anlayışlarına göre genel olarak; demokratik, otokratik ve ilgisiz olmak üzere üç gruba ayrılır. Bu farklı yönetim anlayışları öğrencileri değişik biçim ve oranda etkiler. Tezcan (2012)’a göre her üç anlayışın öğrenciye etkisi şunlardır (Tezcan, 2012):

Demokratik Öğretmenin Öğrenciye Etkisi

  • Öğrenci kendi başına araştırma ve karar verme alışkanlığı edinir.

  • Anlayarak öğrenir. Öğrenilenler öğrenci de kalıcı bir bilgi niteliği taşır.

  • Öğrenci de gerçek bir disiplin duygusu gelişir.

  • Öğrenciler arası ilişkilerde yardımlaşma duygusu gelişir.

  • Öğrenci de sorumluluk duygusu gelişir.

  • Öğretmene güven duygusu gelişir.

  • Öğrenci de düşünme ile eylem arasında bir uyum gelişir.

Otokratik Öğretmenin Öğrenciye Etkisi

  • Öğrenci, gerçek disipline yönetilemez. Dersteki zorlama kalkınca, öğrenci kendini bir disiplinsizlik içinde bulur.

  • Öğrenci düşündüğü gibi davranamaz.

  • Öğrenci de sorumluk duygusu gelişemez.

  • Öğretmenin derste övme ve yermeleri bireysel olduğu için, öğrenciler arası ilişkiler kıskançlığa, çatışmaya dönüşür.

  • Öğrenci de bağımsız düşünme, araştırma, karar ve özellikleri gelişemez.

  • “Biz“ duygusundan daha çok “ben“ duygusu gelişir.

  • Derste, anlamadan çok, ezbercilik egemen olur.

  • Öğrencide derse karşı soğukluk gelişir, dersin bir an önce bitmesi istenir.

İlgisiz Öğretmenin Öğrenciye Etkisi

  • Öğrenci derste serbest kalır.

  • Derste belli bir amaca yöneltilmediğinden yaşamda da belli bir amaca yönelemez.

  • Derste öğrenci disiplinli davranmaz ve bu disiplinsizlik yaşamı boyunca sürer.

  • Sınıfta öğrenme ve çalışma atmosferi zayıftır.

  • Öğrenciler, sınıfta istediklerini yaptıklarından bu isteklerin birbirinden farklı olması durumunda öğrenciler arası sık sık çatışmalar ortaya çıkar.

Tüm öğretmenleri ya mutlak demokratik ya otokrat ya da ilgisiz kategorisinde değerlendirmek elbetteki mümkün değildir. Bir öğretmen, etkinlik süresi içinde bazen otokrat, bazen ilgisiz tavır, tutum gösterebilir. Örneğin; eğer öğretmen zaman içinde öğrenci de gerçek, pozitif disiplin anlayışı gerçekleştirememişse onun için otokratik, katı bir davranış sergileyebilir. Baz durumlarda öğretmenlerin ders yükleri oldukça fazla olabilir, örneğin; haftada “30” saat; sınıf mevcutları da oldukça kalabalık olabilir. Örneğin, 40-50 ya da üzerinde öğrenci mevcudunun olduğu sınıflarda öğretmen yorgun ve bitkin duruma düşebilir; o zaman öğretmen öğrencilere karşı ilgisiz davranabilir. Ancak genel ve ağırlıklı olarak öğretmenin davranışları hangi özelliği gösteriyorsa ona göre davranır. Her tutum ve anlayışla öğrenci üzerindeki etkisinin farklı olması kaçınılmazdır. Bu durum öğrencilerin başarısını ve psikolojik yapılarını etkiler.

Bu yönetim biçimi anlayışları içinde elbetteki tercih edilen, öğretmenlerin mutlaka göstermeleri gereken demokratik yönetim biçimi ve anlayışıdır. Çünkü öğrencinin duygu, düşünce, tutum ve görüşüne değer veren, sınıf yönetiminde tek başına öğretmenin değil öğrencilerin de kararların uygulandığı yönetim, demokratik anlayış ve yaklaşımdır. Bazı öğretmenler sınıf yönetiminde öğrenci, görüş ve kararının gözünle alınmasını, kendi yetkisine sınırlanabileceği şeklinde algılamaktadır. Oysa ki sınıfı paydaşlarla birlikte yönetmek öğrenme ortamını verimli bir şekilde düzenlenmesime ve işleyişine katkı sağlar. Öğretmenliği, bir meslek olarak değilde geçimini sağlamaya yarayan bir iş olarak algılama eğilimi içinde olan ilgisi öğretmenlerden sınıf yönetimi konusunda üstün bir performans göstermelerini beklemek mümkün değildir.

Sınıf Yönetimi (2. Basım/ Haziran 2020) - Nobel Akademik Yayıncılık

Ed: Sefer Ada & Zeliha Nurdan Baysal

ISBN: 978-605-320-860-0

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz