OKULÖNCESİ DÖNEMDE GÖRÜLEN BESLENME SORUNLARI 03 Ağustos 2021

Bu yazımızda okul öncesi dönemde görülen beslenme sorunlarına değindik. Yazımız “Çocuk Sağlığı ve İlk Yardım” isimli kitabımızdan alınmıştır.

 

Bu dönemde gelişen beslenme problemlerinin ömür boyu süren fiziksel ve fizyolojik etkileri olabilmektedir. Bir yaşından beş yaşına kadar çocukların vücut ağırlığının iki kat, boy uzunluğunun %10 artması beklenir. Okul öncesi dönemde anne sütünün kesilmesi ile enfeksiyonlara direnç azalır ve çocuklar, daha sık ishal ve solunum sistemi enfeksiyonlarına yakalanır. Bu enfeksiyonlar nedeniyle hem metabolik hızı artar hem de besin alımları azalır. Sonuçta çocuklar, zayıflamaya başlar ve tekrar eski büyüme eğrilerini yakalayabilmeleri için çocukların daha fazla beslenmeleri gerekmektedir. Büyümede duraksama, çocuğun besin ögesi gereksinimlerinin karşılanmadığının göstergesidir. Tam tersi olarak artan obezite prevalansı, yaşamın erken dönemindeki beslenme ile bağdaştırılmakta ve özellikle okul öncesi dönemde hızlı kilo alımı, yetişkinlik döneminde kardiyovasküler ve metabolik komplikasyonlara neden olmaktadır. Bu dönemde görülebilecek diğer beslenme sorunları, demir eksikliği anemisi, D vitamini yetersizliği ve besin alerjileridır. İzmir’de yapılan bir çalışmada A vitamini yetersizliğinin de okul öncesi dönemde risk faktörü olduğu ve büyüme ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çocuklarda gelişebilecek A vitamini yetersizliğini önlemek için A vitaminince zengin süt, yumurta, karaciğer ve sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerin tüketimi teşvik edilmeli veya çocuklar tarafından tüketilen bazı besinlerin A vitamini içeriği artırılmalıdır. DSÖ verilerine göre ülkemizde okul öncesi dönemde çocukların %32,6’ sında yani her üç çocuktan birinde demir yetersizligi anemisi bulunmaktadır. Demir yetersizliği anemisi, fiziksel ve bilişsel performansı olumsuz etkilemekte hatta ileri düzeyde çocuk ölümlerine neden olmaktadır. Demir yetersizligi anemisinin başlıca nedeni; yetersiz alım, büyüme nedeniyle gereksinimin artması ve “demirden zengin yiyeceklerin” demir emilimini azaltacak çay gibi besinlerle beraber tüketilmesidir.
Neofobi (yeniliklerden korkma), ve besin reddi ve kısıtlı besin seçimi bu dönemde sık görülür. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli besin ögesi alımı sağlanmalı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları desteklenmelidir. Gıda neofobisi, yeni gıdaları reddetme eğilimini ifade etmektedir. Bu durum, geçici olsa da ilk iki yılda kabul ettikleri yiyecekleri de reddedebilirler. Çocuklar genellikle sağlıklı besinleri (sebze, meyve, et ve balık gibi) tüketmeyi istemezler. Ayrıca yiyeceğin türü ve tadındansa, görüntüsü bu yaş grubu için daha önemlidir. Bu nedenle bu dönemde, yiyeceklerin, görünüşünü ve dokusunu değiştirerek çocuk tarafından kabul edilebilir hale getirilmesi önemlidir. Ayrıca akranları ve aile bireyleri ile birlikte sağlıklı besinlerin tüketilmesi bu çocuğun besini kabullenip tüketmesini kolaylaştırmaktadır. Besin reddi yaşayan neofilik çocuklar için sağlanabilecek öneriler aşağıda verilmiştir:
• Akranları ve aile bireyleri birlikte yemeye teşvik edin.
• Çocukları dinleyin, yiyecekler hakkında konuşun ve hazırlama aşamasına katılımını sağlayın.
• Yeme zamanı çocuğu gözlemleyin, yemek yerken dikkatinin dağılmasını engelleyin.
• Yemek yeme hızlarını kendilerinin ayarlamasına izin verin.
• Yeni tatları az miktarda olsa da denemeleri için cesaretlendirin.
• Çeşitli aralıklarda aynı yiyeceği bir çok kez çocuğun önüne getirin.
• Başka bir yemek ve atıştırmalık yemesine izin vermeyin.
• Yemeği yemesi veya bitirmesi için baskı yapmayın ve zor kullanmayın.
• Şekerleme ve tatlı türlerini ödül olarak kullanmayın.

Çocuk Sağlığı ve İlk Yardım (1. Basım / Mart 2019) - Nobel Akademik Yayıncılık
Ed: Prof. Dr. Reva Balcı Akpınar & Doç.Dr. Sibel Küçükoğlu
ISBN: 978-605-7895-70-7

 

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz