PİAGET'E GÖRE ÇOCUKLARDA BİLİŞSEL GELİŞİM 04 Kasım 2020

Bu yazımızda çocuklarda bilişsel gelişimi ve bilişsel gelişimi desteklemek için yapılabilecekleri derledik.

    Piaget “Çocuklar dünyaya ilişkin bilgilerini yapılandırırken hangi süreçleri kullanmaktadır?” sorusunu cevaplamak için kavramlar geliştirmiştir. Bunlar içinde en önemli olanları; şemalar, özümleme, uyma, örgütleme, dengelenim ve denge kurmadır.

    Şemalar: Piaget’e göre gelişmekte olan beynin yarattığı şemalar, bir bebek ya da çocuk dünyaya ilişkin anlayışını yapılandırmaya çalışırken ortaya çıkar. Bu şemalar, bilgiyi örgütleyen eylemler ya da zihinsel tasarımlardır. Davranışsal şemalar(fiziksel etkinlikler) bebekliğe özgüyken; zihinsel şemalar(bilişsel etkinlikler) çocuklukta geliştirilmektedir. Emme, bakma ve yakalama gibi nesnelerinin üzerinde gerçekleştirilebilen basit eylemler bir bebeğin şemalarını oluşturur. Problem çözerken kullanılan strateji ve plan içeren şemalar ise daha büyük çocuklara özgüdür. Yetişkin olduğumuzda; araba kullanmaktan bütçe yapmaya, hatta eşitlik kavramını anlamaya kadar değişen pek çok sayıda çeşitli şemalar oluşturmaktayız.

    Özümleme ve Uyma: Özümleme ve uyma, çocukların şemalarını nasıl kullandıkları ve uyum sağladıklarını açıklamak için Piaget’nin önerdiği iki kavramdır. Özümleme; çocuklar yeni bir bilgi ya da yaşantıyı ele alırken var olan şemalarını kullandıklarında meydana gelir. Uyma ise; çocuklar yeni bir bilgi ya da yaşantıyı içe almak için var olan şemalarını uyarladıklarında meydana gelmektedir. ‘Araba’ sözcüğünü yeni öğrenmiş, yeni yürümeye başlayan bir bebek düşünelim. Ailesinin arabasını ifade etmek için bu sözcüğü öğrenen bebek, büyük olasılıkla motosikletler ve kamyonlar da dahil, yolda hareket eden tüm araçları ‘araba’ olarak adlandıracaktır. Fakat kısa bir süre sonra, uyum sağlayarak motosiklet ve kamyonların araba olmadığını öğrenecek ve şemaya motosiklet ve kamyonları dışarıda tutarak ince bir ayar yapacaktır. Özümleme ve uyma dediğimiz bu iki kavram, çok küçük bebeklerde bile olmaktadır.

    Örgütleme; Piaget’e göre, bir çocuk dünyayı anlamak için yaşantılarını bilişsel olarak örgütler. Piaget’nin kuramına dayanarak örgütlemenin birbirinden ayrı davranış ve düşüncelerin daha üst bir sistemde gruplandırmak olduğunu söyleyebiliriz. Bu düzenlemenin sürekli geliştirilmesi, gelişimin kalıtsal bir parçasıdır.

     Piaget’e göre, özümleme ve uyma çocuğu her zaman bir üst noktaya taşır. Dünyayı anlamaya çalışan çocuk, kaçınılmaz olarak bilişsel çatışma ya da dengesizlik yaşar. Bu bilişsel çatışma ya da dengesizlik, çocuğun var olan şemalarının tersi yönünde örneklerle ve tutarsızlıklarla karşı karşıya gelmesi ile olur. Örneğin; çocuk kısa ve geniş bir kaptan uzun ve dar bir kaba su dökmenin suyun miktarını değiştireceğine inanıyorsa, fazla olan suyun nereden geldiği ve aslında içmek için fazla suyun olup olmadığı konusunda kafası karışabilir. Karmaşık durumların yarattığı dengesizlik, içsel denge arayışına doğru iter. Bu denge arayışı, değişim için motivasyon yaratır. Sonuçta; örgütleme, daha önceki örgütlemeden temelde farklıdır; yeni bir düşünme biçimidir. Çocuklar denge ararken sürekli özümleme ve uyma yaparlar. Özümleme ve uyma; bilişsel değişimi sağlamak için birlikte çalıştıklarından, bilişsel denge ve dengesizlik durumları arasında belirgin bir hareketlilik vardır.

     Piaget’nin önerdiği bir mekanizma olan dengelenim, çocukların düşüncenin bir basamağından bir sonrakine nasıl geçiş yaptığını açıklamak için vardır.

    “Bilişsel gelişim nedir?” sorusunun cevabı ise şudur: “Doğumdan başlayarak, bebeğin yetişkin olma süreci boyunca dünyayı algılayabilmesini ve çevresi ile etkileşimde olabilmesini sağlayan tüm zihinsel işlevleri edinme süreci.”

    Algı, bellek, dil gelişimi, dikkat, akıl, hatırlama, düşünme, problem çözme, okuma ve yazma, yaratıcılık gibi birçok özelliği içine alan zihinsel bileşenler doğrultusunda bebek dünya ile ilgili bilgileri toplar ve saklar, gerekli durumlarda anımsayarak değerlendirmelerde bulunur. Yeni edindiği bilgilerle var olan bilgileri düzenleyerek bağlantılar kurar. Bu şekilde her yaşa özgü gerçekleştirmesi gereken gelişimsel hedeflere ulaşarak sağlıklı bir yetişkin olma yolunda ilerler.

    Çocukların kendilerine özgü düşünce yapılarının bulunduğu 0-6 yaş döneminde her şeyi somut olarak algılayan çocuk, zamanla öğrendikleri ile ilgili zihninde fikirler oluşturarak soyut düşünmeye başlayacaktır. 0-6 yaş, bilişsel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemde çocuğunuza sunacağınız eğitsel imkanlar öğrenmesini maksimum düzeyde etkileyecektir.

    1-2 Yaş

*1-2 Yaş, bebeğin sese çok duyarlı olduğu bir dönemdir. Çocuğunuza her türlü sesi açıklamanız, çocuğunuzun her türlü sese farkındalık geliştirmesini sağlamak, sesler arasındaki ayırt ediciliği arttırmak adına önemlidir. Ayrıca çocuğunuzun dil ve kavram gelişimini de olumlu yönde desteklemek istiyorsanız sesleri açıklayın.

*Çocuğunuzun parmaklarını ve kendi parmaklarınızı kullanarak sayı saymaya başlayabilirsiniz.

*Bu dönemde dil gelişimindeki hızlanmayı da göz önünde bulundurarak çocuğunuzla bol bol konuşmanız, kavramları açıklamanız, çevresinde gördüğü her şeyi tanımlamanız çok önemlidir.

*Kavramların renklerini, zıtlık durumlarını açıklayabilirsiniz. Bunu yapmaktaki amaç, çocuğunuzun kavramlara karşı farkındalık geliştirmesini ve bu kavramları uygun zamanda kullanmasını sağlamaktır.

*Çocuğunuzun konuşması arttığı zaman, O’na basit şarkı, şiir ve tekerlemeler öğretebilirsiniz. Ayrıca, müzik ve hikaye cd’leri de dinleterek müziğe ilgisini uyandırabilirsiniz.

*Problem çözme becerisini geliştirmek için, sokulup çıkarılacak olan oyuncaklarla, dizilecek bloklar, doldurulup boşaltılan kutular vb. oyuncaklarla oynamasını sağlayabilir, bu oyuncaklardan herhangi birini çocuğunuzun gözü önünde yüksekçe bir dolaba veya masanın üstüne koyarak çocuğunuzu oyuncağı alma konusunda cesaretlendirebilirsiniz.

*Resimli hikayeler okuyabilir, resimler üzerinden konuşabilirsiniz. Okuduğunuz kitaplarda “Bu ne?” gibi sorular sorarak cevap vermesini bekleyebilirsiniz. Bilemediği zaman siz söylersiniz, ama bir süre sonra aynı soruyu tekrar sorarak öğrenmesini sağlayabilirsiniz.

*Çocuğunuzun boyut kavramını güçlendirmek için O’na şekillerle ilgili oyuncaklar sunmanız önemlidir. Şekilleri doğru yuvaya yerleştirebileceği kutu ve oyuncaklar sunabilirsiniz.

*Çocuğunuz 2 yaşında birden fazla parçası olan oyuncaklarla oyun kurabilir. Çiftlik, ev gibi belli temalarda sunduğunuz oyuncaklarla küçük adımlar alarak amaçlı şekilde oyun kurup birlikte oynayabilirsiniz.

    3-4 Yaş

*Çocuğunuzun kağıt kalemle daha fazla ilgilendiğini gözlemleyeceğiniz bu dönemde bu ilgisini desteklemek için çeşitli renkte kalemlerle büyük kağıtlara resim çizmesi yönünde etkinlikler yapabilirsiniz. Başta çizemese dahi, zaman geçtikçe kaleme daha hakim olup daha güzel çizimler yapabildiğini göreceksiniz.

*Çocuğunuzun hafıza gelişimini destekleyici etmenlerden biri de yönergelerdir. Öncelikle çocuğunuzun sorduğunuz kavramları bilip bilmediğini değerlendirin. Bir arabayı göstererek “Bu ne?” diye soru sorduktan sonra özelliklerini söylediğiniz oyuncakları size getirmesini isteyebilirsiniz. Örneğin; “Bana kırmızı arabayı verir misin?” gibi. Daha uzun yönergeleri aklında tutarak, uygun nesneyi size getirmesi bu dönemde gerçekleşmesi istenen hedeflerdir.

*Öncesinde sadece küpleri üst üste koyan çocuğunuz, artık onlardan farklı şeyler oluşturabilmelidir. Mesela; siz model olarak küplerden bir köprü yapabilir,sonra da onun sizin yaptığınız köprüye bakarak tekrar bir köprü yapmasını isteyebilirsiniz.

*Çocuğunuzun öğrendiği kavramlarla ilgili oyun oynayabilir, “Büyük-Küçük” kavramı ile ilgili “Büyük arabayı kutuya koy.” , “Küçük bebeği masaya koy.” Gibi yönlendirmelerde bulunduğunuzda çocuğunuz doğru yaparsa çizdiğiniz bir tabloda O’nun adının yanına bir yıldız koyabilirsiniz.

*Her gün resimli kitaplardan siz O’na kitap okuyabilir, çocuğunuzun da resimlere bakarak daha uzun cümlelerle anlatım yapabilmesini bekleyebilirsiniz. Resimlerdeki olayları sıralı bir şekilde anlatması için onu cesaretlendirebilirsiniz. Sonra da birbirinize sorular sorarak hikaye ile ilgili ne kadar bilgiyi aklında tutabildiğini değerlendirebilirsiniz.

*Çocuğunuz bu dönemde sizi bıktıracak kadar çok soruyu sorsa bile sabırla bu sorulara cevap vermeniz bilişsel gelişim için son derece önemli olacaktır.

*Çocuğunuza zenginleştirilmiş bir ortam sağlamak adına onunla birlikte tiyatro, sinema, müze, konser, maç gibi farklı türde etkinlikler yapmaya özen göstermeniz O’nun bilişsel gelişimini destekleyecektir. (Koronavirüs ile mücadele ettiğimiz bu Pandemi sürecinde bunu gerçekleştirmek pek mümkün olmasa da yaşam olağan haline döndüğünde bu etkinliklere birlikte katılım göstermeniz önemli olacaktır.)

    5-6 Yaş

*Bu dönemde çocuğunuzun çevresiyle etkileşimi ve merakı daha da artacaktır. Bu merakı ve etkileşimi desteklemek adına öncelikle bu dönemde çocuğunuzun sebep-sonuç ilişkisi kurabilmesi önemli bir aşamadır. Sorduğu soruların nedenleri ve sonuçları ile ilgili bilgi vererek hem sözlük bilgisinin artmasına, hem de olaylar arasında bağlantı kurmasına fırsat vermiş olursunuz.

*Örneğin; karşıdan karşıya geçerken çocuğunuz hızla koşmaya başladıysa “Koşarsan düşebilirsin ve bu sırada arabalar gelip sana çarpabilir.” Gibi açıklamalar yapabilirsiniz.

*Bu dönemde bilişsel gelişimi olumlu yönde desteklemek adına dil ve motor gelişimi destekleyici çalışmalar da yapabilirsiniz.

*Yapacağınız bazı eğlenceli oyunlarla, çocuğunuzun hem öğrenip hem eğlenceli zaman geçirmesini sağlayabilir, hem de O’nun görsel ve işitsel hafızasını destekleyebilirsiniz.

*Birlikte ritim çalışmaları yapmak, şarkılar söyleyip şarkıya uygun ritimler oluşturmak, sonra da onları hatırlayıp tekrar etmek, işitsel hafızanın gelişimini olumlu yönde etkileyecektir.

*Çocuğunuz, resimlere ihtiyaç duymadan, yaşadığı ya da zihninde oluşturduğu bir hikayeyi olay sırasını dikkate alarak arkadaşlarına ve size anlatabilir. Belli konular ya da karakterler söyleyerek birlikte hikayeler oluşturabilirsiniz ya da bir hikayenin bir bölümünü okuduktan sonra kesip devamını çocuğunuzun oluşturmasını isteyebilirsiniz. Bu, çocuğunuzun yaratıcılığını geliştirmek adına önemli bir etkinliktir.

*Rakamları belli aralıklar ile kartona yazarak, altlarına o sayı kadar mandal, stiker takarak çocuğunuzun miktar algısını destekleyici oyunlar yapabilirsiniz.

*Çocuğunuzun kalemi daha aktif kullandığı bu dönemde; daire, üçgen, kare, dikdörtgen gibi şekilleri tanıması ve çizmesi beklenir. Önce çocuğunuza model olarak, daha sonra da yardımsız kendi başına çizmesini isteyebilirsiniz. Sonra çocuğunuzun öğrendiği şekillerin sağlamasını yapmak için “Odada daire şeklinde olan nesneler nelerdir? Getir bakalım.” diyebilirsiniz.

*Hem dil, hem de bilişsel gelişim için önemli olan becerilerden biri de kavramları üst düzey gruplama becerisidir. Çevresindeki nesnelerin resimlerini, belli grup başlıkları belirleyerek uygun başlıkların altına birlikte yerleştirebilirsiniz. Örneğin; “kırmızı yiyecekler” grup başlığı belirlenir. Bununla ilgili kırmızı meyve ve sebzelerin resimleri başlığın altına yapıştırılır. İsterseniz daha sonra kırmızı yiyecekleri de “ağaçta yetişenler, toprakta yetişenler” şeklinde gruplamasını isteyebilirsiniz.

*İki resim arasındaki farkı bulma oyunları oynayabilirsiniz.

*Çocukların parçadan bütüne doğru zihinlerinde canlandırarak, hafıza egzersizi yapmalarını sağlayan yapbozlar yaparken, yaşına uygun olan yapbozları seçmeniz önemlidir.

Psikolog Serra Deniz

E-posta : serradeniz.d@gmail.com

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz