YAŞ GRUPLARI İÇİN OYUN SEÇİMİ 26 Temmuz 2021

Bu yazımızda yaş grupları için uygun oyun seçiminin öneminden bahsettik. Yazımız “Çocuk Oyun ve Hareket Eğitimi” isimli kitabınızdan derlenmiştir.

Doğumdan itibaren bebekler bazı refleksler üzerinde egzersiz yapabilme ve kendi hareketlerini düzenleme eğilimindedirler. Doğumdan bir ay sonra bebeğin çevresini araştırmaya başlamasıyla oyun davranışlarının temeli atılır. Bebeklerin hareket becerileri geliştikçe, merakları ve çevreye olan ilgileri arttıkça çevre ile olan iletişimleri de artar. Bu dönemde güvenli oldukça önemlidir. Özellikle bebek yürümeye başladığı bir yaş civarında oldukça enerji doludur. Artık oyuncakları ihtiyaç duymaya başlar. Oyuncakları amaçlarına uygun olarak kullanmaya başlar (Sevinç, 2009).
Birinci yılın sonunda bebek, oyuncaklarını ele almada daha beceriklidir. Farklı seslerden, renklerden, görüntülerden hoşlanır. Oturup kalkma, yürüme becerileri geliştiği için tekerlekli oyuncaklarını itip çekebilir. Oyuncaklarını bir yerden başka bir yere taşıyabilir. Yaklaşık 18. aydan itibaren bebeğin anlama kapasitesinde belirgin bir gelişme olur. Oyunları çok daha anlamlı bir hale gelir. Sizi taklit etmeye başlar ve planlı inşa faaliyetlerinde bulunur. Bebek 18 aylıkken, elindeki tarakla bebeğinin saçını tarar. İnşaat blokları, yumuşak hayvan oyuncaklarla uzun süre oynayabilir; kil, hamur, su ve kumla oynamaktan zevk alır. Bebekler ve yeni yürüyen çocuklar için en önemli oyun etkinlikleri keşif, hareket ve alıştırma oyunlarıdır. İki yaş civarında çocukların hareketliliklerinde ciddi bir artış gözlenir. Motor kordinasyonları artar. Bir çok şeyi kendi kendilerini yapmak isterler. Bu dönemdeki destek çocuğun deneyerek öğrenmesini artıracağı için hem zihinsel gelişim açısından hem de benlik saygısının gelişimi açısından büyük önem taşır. Bu dönemde onu fiziksel zararlardan koruyarak çevreyi keşfetmesine fırsat vermek, sosyal, zihinsel ve duygusal gelişiminin desteklenmesi bakımından önemlidir (Tuğrul, 2014).
Okul öncesi çağda, çocukların hayal gücü inanılmaz boyutlara ulaşır. Nesnelerin yanı sıra çocuk kendini ve başkalarını da bu hayal dünyasına katar. Kullandığı kelimeler, ilgi alanları, mecazi anlamlar, dil oyunları bu evrenin bilişsel açıdan artan zenginliğini ve sembolik düşünce özelliğini gösterir (Sevinç, 2009). Beş yaşında çocuklar yaşıtları ile küçük gruplar halinde oynar. Yetişkinler ile ilişkilerinde başarılı ve mutludur. Evde ve okuldaki kuralları anlar, uygular, sorumluluk üstlenmekten hoşlanır. Sorumluluk duygusunu geliştirmek için bir işe yardımcı olmak istediği zaman, onu engellemek yerine teşvik etmek, ona uygun sorumluluklar vermek gerekmektedir. İlk çocukluk evresini duyum noktasını “altın yaş“ olarak nitelendirilen beş yaş oluşturmaktadır. Beş yaşında genellikle uyumlu, rahat ve sakin görünüm sergileyen çocuk, altı yaşta da hareketli uyumsuz bir görünüm içerisindedir. Öğretmeni ve arkadaşların önemi artmıştır. Kızlarla erkekler arasında rollerde kullandıkları oyun malzemeleri farklılaştığı görülmektedir. Çocuklar oyun etkinlikleri sırasında kişiliğini ortaya koymayı, kendini anlamayı, doğru şekilde ifade etmeyi, sorumluluk almayı, arkadaşları ile işbirliği yapmayı, diğer insanlara saygılı olmayı öğrenir. Çocuk, oyunda yaşadığı çatışmalar yolu ile diğer çocukların da kendisi gibi isteklerinin bulunduğunu, onlarla birlikte olmak istiyorsa bu isteklerin bazılarını yerine getirmesi gerektiğini, bunun için kendi isteklerinin bazılarından vazgeçmesi veya onları ertelemesi gerektiğini öğrenerek deneyimler kazanmaktadır. Bu deneyimler, onun toplumsallaşmasına katkı sağlamaktadır (Oktay, 2007).
Çocukların oynayabileceği her türlü oyuncak, artık materyaller ve çocukların kullanabileceği çeşitli malzemelerin öğrenme ortamlarında kullanılması, çocukların yaratıcılığını geliştirir, onların etkin öğrenmelerine katkı yapar, deneme yanılma yoluyla öğrenmelerini sağlar ve keşif duygularını geliştirir. Çocuk, büyüme ve gelişme sürecinde öğrenir ve öğrendikçe oyunları gelişir. Oyun oynadıkça gelişimi olumlu yönde desteklenir. Oyunun çocuğun öğrenme ve gelişimi yönünde sağladığı olanaklar önemli düzeyde etkili ve kalıcıdır (Tuğrul 2014)
İlköğretim çağı ince motor becerilerin gelişiminin hızlandığı bir dönemdir. Kasların gelişimi ve birlikte çalışmasına bağlı olarak birçok çocuk koşma, sıçrama, atlama gibi davranışlar yapabilmektedirler. Kordinasyon yeteneğinin artması nedeniyle estetik hareketlerde başarı vardır. İlköğretim döneminde bulunan çocukların tepki süreleri kendilerinden büyüklere oranla daha uzundur. Özellikle ilköğretimin ilk üç yılında yürüme, koşma gibi kaba motor kontrolü gerektiren becerilerin gerçekleştirilmesinde hiçbir sorun yaşamazlar. İlkokulun ikinci yarısına gelindiğinde ise ince motor kasları kontrolü büyük ölçüde başarılıdır. Bu dönemde dikkat çekici bir noktada ahlak ve sosyal gelişimine ivme kazanmasıdır.Sosyal çevresi giderek zenginleşen çocuk, okul ortamında kazandığı deneyimlerle gelişimini sürdürür. Çocuğun sosyal çevresindeki yenilikler; yeni arkadaşlar edinmek, sınıf ortamında belli sürelerde oturarak bir eğitim programını izlemek, yeni bilgiler kazanmak, akranları ile bir önceki döneme göre daha karmaşık deneyimler kazanmak şeklinde örneklenebilir. Sosyal gelişimi uyarıcı olan bu yaşantılar, Çocuğa kendini, diğer insanları ve yaşadığı olayları farklı bakış açılarıyla ele alma fırsatı da tanır. Bu çabalar, bilişsel gelişim açısından bir üst düzeye geçmeyi gerektirir (Türküm, 2003).

Çocuk Oyun ve Hareket Eğitimi (1. Basım, Haziran 2020) - Nobel Akademik Yayıncılık
Ed: Dr. Öğr. Üyesi Özgür Nalbant
ISBN: 978-625-402-332-3

YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edebilirsiniz